Nisan 26, 2012

tatil

Canım nasıl tatil çekiyor belli değil sevgili izleyiciler. Deniz, kum, güneş üçlüsünün vakti çoktan gelmedi mi artık? Bir soğuk, bir sıcak, bir fırtınalı havalar dengelerimizi bozdu. Bilmemnekadar gecikmiş reglimin de suçlusu hava değişimi olabilir gibi geliyor. Her açıdan yorucu. Artık şööyle sıcacık olsa hava. Alnımızdan sırtımızdan ter aksın istiyorum yani, o kadar özledim sıcak havayı. Çorapsız etek giymenin zevkine varalım, elbiseler giyelim rengarenk, püfür püfür. Akşamları açık havada çaylar, kahveler, biralar şaraplar içelim. Açık hava film gösterimleri olsun. 



Bu yaz nereye gitsek gençler? Kısıtlı bütçemiz ve fokurdayan kanımızla toplasak çantamızı, giysek parmak arası terliklerimizi çıkıp gitsek bi yerlere. Akşam deniz sesini dinleyebileceğimiz bir yerler. Sabah çok gecikmeden uyansak, daha günün kavuran sıcağı başlamadan kahvaltımızı etsek, sonra taze sıkılmış portakal suyumuzu alıp hamağa uzansak, kitap okusak biraz. Hasır şapkalarımızı takıp dağlar, tepeler gezsek. Sonunda sıcaktan fenalık geçirip cosss diye atsak kendimizi denize. Karnımız kumlara değe değe yüzsek ve tam nefesimiz kesildiğinde çıkıversek suları etrafımızdakilere sıçratarak. 




2 yorum:

Euslémme D'Amisos dedi ki...

"Blog this!" butonunu kullandım ki!

gizemtas dedi ki...

teşekkür ederim o zaman:)